14 Aralık 2015 Pazartesi

Ömer Faruk Hüsmüllü Özlü Sözler

*Zor durumda olup da kurtarıcı bekleyen bir toplum, kurtulmayı unutsun. O toplumun her bireyi bir kurtarıcı gibi mücadele ederse ancak o zaman kurtuluş mümkün olabilecektir.
*Gidene ah vah edersen, elinde kalanı da tehlikeye atmış olursun.
*Cezasız kalan suç yoktur. Her suçun cezası, işlendiği andan itibaren çekilmeye başlanır.
*Özür, hatalı isen dilenir; hatasızken dilenirse bir meziyet olarak kabul görmez.
*Baharı beklerken kışı kaçırmayasın!
*İnsandan ümidini kesebilirsin; insanlıktan değil!
*Vardığın yer ulaşmak istediğin nokta mıydı? Değilse, geri dönmenin yolunu bulabilecek misin?
*Gözyaşların vicdanının sadakası yerine geçiyorsa, bol bol verebilirsin.
*Evinin içinde oturduğu yerden, denizde fırtınaya yakalanmış kaptana akıl vermeye kalkan ukalâ, penceresini zorlayan rüzgâr karşısında bile paniğe kapılır.
*Seni olduğun gibi kabul etmiyor, değiştirmeye mi kalkıyor? Öyleyse, o seni gerçekte istemiyor demektir. Çünkü sen, sen olmaktan çıktıysan “seni” istediğini nasıl söyleyebilir ki!
*Gülmeyi bilmeyen insandan uzak durun. Çünkü o, ne yaşar ne de yaşatır.
*Sevgiye dayanan düşünce zoru yener; sevgiye dayanmayan düşünce ise kolay karşısında bile bocalar.
*Birine yardım etmek istiyorsan, bunu öyle yap ki, o kişi sana karşı minnet duymasın.
*”Beni seversen, ben de seni severim.” Diyenler, sevgi mal mı ki takas teklif ediyorsunuz?
*Gönül neden sever? Gönül sebepsiz sever. Gönül nasıl sever? Gönül dolu dolu sever? Gönül neyi sever? Gönül sevilmeye değer bulduğunu sever.
*Sevgisiz geçen bir hayat, anlamsız bir rüya gibidir. Kolay kolay hatırlanmaz, hatırlandığında da bir tat vermez.
*Özgürlüğün kıymetini bilmek için, illâki özgürlüğümüzü kaybetmemiz gerekmiyor.
*Anneler-babalar erdemli evlatlar yetiştirin, öğretmenler erdemli öğrenciler yetiştirin, toplumlar erdemli vatandaşlar yetiştirin ki erdemli bir insanlık ortaya çıksın.
*Muhabbetinden hoşlandığın kişi ile aranda, farkında olmadan bir sevgi köprüsü kuruluverir.
*Çağdaş toplumsal sistemler insanların kazanımlarını artırdıkça mutsuzluklarını da artırmıştır. Halbuki umulan tam tersi değil miydi?
*Aşk, ya acı verir ya da zevk. Ne verirse versin gene de âşık, aşktan kolay kolay vaz geçmez.
*Masumun özgürlüğünü, adalet adına kısıtlayan, adaleti katletme suçu işlemiştir.
*Çevresine umutsuzluk aşılayanların hem iyi niyetinden hem de aklından şüphe ederim. Çünkü, bu işi en iyi yapanlar kötü niyetli veya aptal kişilerdir.
*Birisi senin kölen olmayı gönüllü olarak istese bile, bu aşağılayıcı ve kendine olan saygını yok edici durumu kabul etme.
*Kulak duymak istediğini duyabilir, göz görmek istediğini görebilir, dil ise söylemek istemediğini de söyleyebilir. O nedenle her insana kulağını, gözünü ve dilini eğitmenin yolu öğretilmeli.
*Bölüşmeyi bilmeyen toplumlarda, kardeşlikten söz etmek, büyük bir yalandır.
*Zulüm gören, intikam bıçağını bilemeye başlar.
*Bir toplumdaki insanların tamamı ne iyidir ne de kötüdür. Yüzde onu iyi ise, yüzde onu da kötüdür. Kötüler toplumun kilit noktalarına hâkim olursa kavga, adaletsizlik ve huzursuzluk eksik olmaz; iyiler hâkim olursa refah, huzur ve mutluluk her kesime yayılır.
*Ayna, neyi görmek istersen onu gösterir. O nedenle orada her gördüğünü gerçek sanma.
*Susturan acı, konuşturan acıdan çok daha etkilidir. O nedenle acısı olan insanları bırakın bağırsınlar, ağlasınlar.
*Karşılaşılan bir felaketin acısı, toplumum büyük bir çoğunluğu tarafından hissedilmiyorsa, orada bir ayrışma, bir kopma var demektir.
*Açlık, kilit üstüne kilit vurulmuş olan kapıları bile açtırır.
*Aç kalan zengin, aç kalan yoksuldan daha tehlikelidir.
(Sayın okur! Bu çalışma burada sonlandırılıyor. Bundan sonraki aşamada, yaptığınız eleştiri ve yorumlar da dikkate alınarak gerekli düzeltme ve düzenlemeler yapılacak ve kitap olarak bastırılacaktır. Katkılarınız için teşekkür ederim.)
Sayın Okur,
Aşağıdaki Aşk Üzerine Özlü Sözler, Ömer Faruk Hüsmüllü'nün yakında  basılacak olan ve internette yayımlandığında okurlardan oldukça ilgi görmüş olan "Oruç Baba'dan Aforizmalar" kitabından küçük bir alıntıdır. Kitaptaki aforizmalar alıntı olmayıp tamamı orijanildir.
Eleştiri, görüş ve önerilerinizi beklerim.
Bu ileti nedeniyle rahatsızlık verdi isem, lütfen hoş görün.
Saygılarımla...
Ömer Faruk Hüsmüllü
****
*-Her âşık, yaşadığı aşkın “son aşkı” olduğunu düşünür. Bazen son’lara da “son” ekleyeceğimiz nedense aklımıza bile gelmez.
*-Her aşk en büyüktür.  İnanmazsanız âşıklara sorunuz!
*-Her yerde aşk! Köşe başlarında, televizyonlarda, şarkılarda, kırlarda, evlerde… her yerde;  kısacası işportaya düşmüş bir aşk; ama ne yazık ki gerçek alıcısı yok.  Aşk da düzene uymuş, piyasa kuralları geçerli. Yani arz-talep meselesi.
*-Âşık mısın? Ben bütün hastalara, biçarelere saygı duyarım!
*-Şüphe ve ihanet; aşk ile karşılaşmamak için kaçıyorlar, lakin nereye kadar?
*-Âşık olduğumda ne kadar aptalmışım! Ne kadar aptalca konuşuyorum değil mi?
*-Yalnızlık aşkın nedenidir; ama tek nedeni değildir.
*-Düşlerindeki sevgiliyle, gerçekteki birbirinden farklı mı? En iyisi sen, gene yat ve düş görmeye devam et!
*-Âşık, aşkın açtığı yarasının kapanmasını hiç istemez. Çünkü aşk yarası, onun kalbinde ölünceye kadar taşıyacağı madalyasıdır.
*-Âşığın namusu mu; namuslunun aşkı mı?
*-Mecnun olmasaydı, Leyla’nın esamisi bile okunmazdı.
*-Âşıkları yargılamayacak kaç kişi var şu dünyada?
*-Dilleriyle anlaşamayıp da gözleri ile anlaşan insanlar gördüm, ama gözleriyle anlaşamayıp da dilleriyle anlaşanlara hiç rastlamadım.
*-Âşıkların konuştuğu dili sadece âşıklar anlar.
*-“Bizimki geçek aşktır.”, ”Gerçek aşk şöyledir”, ”Yok gerçek aşk böyledir.” Allah aşkına bu aşk denilen şeyin bir de sahtesi mi var da gerçeğine bu kadar çok vurgu yapılıyor?
*-İnsan ömrü biter, ama karşılıksız aşklar kolay kolay bitmezler.
*-Aşk bazı insanlarda bir şeylerden kaçış olarak başlar; ama gene aynı kişilerde kaçılan şeye dönüş ile biter.
*-Aşk cesarettir, aşk çılgınlıktır; çoğu zaman da aşk, yeniden varoluş umuduyla bir tükeniştir.
*-Aşk dağın zirvesindeki kar gibidir. Karı zirveden alıp aşağıya indirirsen erir; aşkı zirveden indirirsen biter, ölür.
*-Aşk deniz gibidir. Bazen oldukça sakindir, bazen hafif dalgalıdır, bazen ise gemileri batıracak kadar şiddetlidir.
*-Aşk denizinde boğulmaya gönüllü, o kadar çok insan var ki!
*-Aşk; efendiyi de köleyi de, zengini de fakiri de eşit kılar. Çünkü onlar sadece âşıktırlar.
*-Aşk motorunun yakıtı çabadır, emektir. Yakıt kalitesiz ya da az ise, motor tekler; bitince ise stop eder.
*-Aşk varsa çirkinlik yoktur, kötülük yoktur ve bazen de mantık yoktur.
*-Aşk yarasını geçirecek ilaç henüz bulunamadı; ama iyi para getireceği düşüncesiyle çok sayıda uyanık tarafından araştırılıyor.
*-Aşk, aklı aciz bıraktı!
*-Aşk, çok basittir, öğrenmesi kolaydır, diploma filan da gerektirmez. İşte o yüzdendir ki herkes tarafından bilinir.
*-Aşk, en az bir asır sürerdi eskiden, şimdi ise o güzelim aşkı dakikalara indirdiler.
*-Aşk, en kaba insanları bile yontabilen bir araçtır.
*-Aşk, gelmeden önce kalbimizin kapısını çalıp bizden izin istemez. Ansızın geliverir ve ansızın da gidiverir.
*-Aşk, kalbe sevgi pompalayan bir emme-basma tulumbadır.
*-Aşk, kendisinin dışındaki etkinliklere izin vermeyen bir despottur.
*-Aşk, ya acı verir ya da zevk. Ne verirse versin gene de âşık, aşktan kolay kolay vaz geçmez.
*-Aşk, yoğun bir sis gibidir. Birçok şeyi görmeyi engeller. Zaten o şeyleri görmeye başladığında da aşk bitti demektir.
*-Aşkı algılayacak, yaşayacak ve yaşatacak büyük bir ruh gerek.
*-Aşkı ayrılık güçlendirir, ama ayrılığı bitirme gücü veren de aşktır.
*-Aşkı bana anlatmakla vakit geçirme; git ve yaşa!
*-Aşkı başlatan ya sözdür, ya gözdür, ya tendir, ya da dildir.
*-Aşkı bir kere kirletti isen, boşuna onu temizlemek için uğraşma.
*-Aşkı karşılıksız kalan birinin sızlanması: Kötü bir kalp ve ona inanan zavallı bir kalbin beyhude çırpınışı…
*-Aşkı, bir kere yaralayabilirsin ve bu yaralama da onu mutlaka ölüme götürür.
*-Aşkın aşısı gene aşkın kendisidir.
*-Aşkın ateşinin yaktığı âşık, onu söndürmenin yollarını aramaz.
*-Aşkın dili şifrelidir ve bu dili anlayabilen de sadece iki kişidir.
*-Aşkın güzelleştirmediği bir tane bile insan bulamazsınız.
*-Aşkın ışığında boğulmaya gönüllü, o kadar çok insan var ki…
*-Aşkın kapısı iki tanedir. Birisi hem giriş hem de çıkış içindir; diğerinde ise sadece çıkış vardır.
*-Gül dikeninden şikayet etmiyor da, sen niye sevdiğinden şikayetçisin?
*-Aşkın kesinlikle iyileştiren ilâcı, başka bir aşktır.
* -İnsanlar ya beyinleri ile, ya da yürekleri ile severler; ikisi ile birlikte sevenler, o kadar az ki…
*-Aşkın mezarı olmaz, çünkü aşk ölünce, uçar ve göklerde kaybolur. İstediğin kadar bekle veya ara; asla geri dönmeyecektir.
*-İçin yanmıyorsa, gözlerin her ayrıntıyı görüyor ve kulakların her sesi duyuyorsa, sen âşık değilsin arkadaş;  boşuna kendini kandırma!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder