*Zor durumda olup da
kurtarıcı bekleyen bir toplum, kurtulmayı unutsun. O toplumun her bireyi bir
kurtarıcı gibi mücadele ederse ancak o zaman kurtuluş mümkün olabilecektir.
*Gidene ah vah edersen,
elinde kalanı da tehlikeye atmış olursun.
*Cezasız kalan suç
yoktur. Her suçun cezası, işlendiği andan itibaren çekilmeye başlanır.
*Özür, hatalı isen
dilenir; hatasızken dilenirse bir meziyet olarak kabul görmez.
*Baharı beklerken kışı
kaçırmayasın!
*İnsandan ümidini
kesebilirsin; insanlıktan değil!
*Vardığın yer ulaşmak
istediğin nokta mıydı? Değilse, geri dönmenin yolunu bulabilecek misin?
*Gözyaşların vicdanının
sadakası yerine geçiyorsa, bol bol verebilirsin.
*Evinin içinde oturduğu
yerden, denizde fırtınaya yakalanmış kaptana akıl vermeye kalkan ukalâ, penceresini
zorlayan rüzgâr karşısında bile paniğe kapılır.
*Seni olduğun gibi kabul
etmiyor, değiştirmeye mi kalkıyor? Öyleyse, o seni gerçekte istemiyor demektir.
Çünkü sen, sen olmaktan çıktıysan “seni” istediğini nasıl söyleyebilir ki!
*Gülmeyi bilmeyen insandan
uzak durun. Çünkü o, ne yaşar ne de yaşatır.
*Sevgiye dayanan düşünce
zoru yener; sevgiye dayanmayan düşünce ise kolay karşısında bile bocalar.
*Birine yardım etmek
istiyorsan, bunu öyle yap ki, o kişi sana karşı minnet duymasın.
*”Beni seversen, ben de
seni severim.” Diyenler, sevgi mal mı ki takas teklif ediyorsunuz?
*Gönül neden sever? Gönül
sebepsiz sever. Gönül nasıl sever? Gönül dolu dolu sever? Gönül neyi sever?
Gönül sevilmeye değer bulduğunu sever.
*Sevgisiz geçen bir
hayat, anlamsız bir rüya gibidir. Kolay kolay hatırlanmaz, hatırlandığında da
bir tat vermez.
*Özgürlüğün kıymetini
bilmek için, illâki özgürlüğümüzü kaybetmemiz gerekmiyor.
*Anneler-babalar erdemli
evlatlar yetiştirin, öğretmenler erdemli öğrenciler yetiştirin, toplumlar
erdemli vatandaşlar yetiştirin ki erdemli bir insanlık ortaya çıksın.
*Muhabbetinden
hoşlandığın kişi ile aranda, farkında olmadan bir sevgi köprüsü kuruluverir.
*Çağdaş toplumsal
sistemler insanların kazanımlarını artırdıkça mutsuzluklarını da artırmıştır.
Halbuki umulan tam tersi değil miydi?
*Aşk, ya acı verir ya da
zevk. Ne verirse versin gene de âşık, aşktan kolay kolay vaz geçmez.
*Masumun özgürlüğünü,
adalet adına kısıtlayan, adaleti katletme suçu işlemiştir.
*Çevresine umutsuzluk
aşılayanların hem iyi niyetinden hem de aklından şüphe ederim. Çünkü, bu işi en
iyi yapanlar kötü niyetli veya aptal kişilerdir.
*Birisi senin kölen
olmayı gönüllü olarak istese bile, bu aşağılayıcı ve kendine olan saygını yok
edici durumu kabul etme.
*Kulak duymak istediğini
duyabilir, göz görmek istediğini görebilir, dil ise söylemek istemediğini de
söyleyebilir. O nedenle her insana kulağını, gözünü ve dilini eğitmenin yolu
öğretilmeli.
*Bölüşmeyi bilmeyen
toplumlarda, kardeşlikten söz etmek, büyük bir yalandır.
*Zulüm gören, intikam
bıçağını bilemeye başlar.
*Bir toplumdaki
insanların tamamı ne iyidir ne de kötüdür. Yüzde onu iyi ise, yüzde onu da
kötüdür. Kötüler toplumun kilit noktalarına hâkim olursa kavga, adaletsizlik ve
huzursuzluk eksik olmaz; iyiler hâkim olursa refah, huzur ve mutluluk her
kesime yayılır.
*Ayna, neyi görmek
istersen onu gösterir. O nedenle orada her gördüğünü gerçek sanma.
*Susturan acı, konuşturan
acıdan çok daha etkilidir. O nedenle acısı olan insanları bırakın bağırsınlar,
ağlasınlar.
*Karşılaşılan bir
felaketin acısı, toplumum büyük bir çoğunluğu tarafından hissedilmiyorsa, orada
bir ayrışma, bir kopma var demektir.
*Açlık, kilit üstüne
kilit vurulmuş olan kapıları bile açtırır.
*Aç kalan zengin, aç
kalan yoksuldan daha tehlikelidir.
(Sayın okur! Bu çalışma burada
sonlandırılıyor. Bundan sonraki aşamada, yaptığınız eleştiri ve yorumlar da
dikkate alınarak gerekli düzeltme ve düzenlemeler yapılacak ve kitap olarak
bastırılacaktır. Katkılarınız için teşekkür ederim.)
Sayın Okur,
Aşağıdaki Aşk Üzerine Özlü Sözler, Ömer Faruk Hüsmüllü'nün yakında
basılacak olan ve internette yayımlandığında okurlardan oldukça ilgi
görmüş olan "Oruç Baba'dan Aforizmalar" kitabından küçük bir alıntıdır. Kitaptaki aforizmalar alıntı
olmayıp tamamı orijanildir.
Eleştiri, görüş ve önerilerinizi beklerim.
Bu ileti nedeniyle rahatsızlık verdi isem, lütfen hoş görün.
Saygılarımla...
Ömer Faruk Hüsmüllü
****
*-Her âşık, yaşadığı aşkın “son aşkı” olduğunu düşünür. Bazen
son’lara da “son” ekleyeceğimiz nedense aklımıza bile gelmez.
*-Her aşk en büyüktür. İnanmazsanız âşıklara sorunuz!
*-Her yerde aşk! Köşe başlarında, televizyonlarda, şarkılarda,
kırlarda, evlerde… her yerde; kısacası işportaya düşmüş bir aşk; ama ne
yazık ki gerçek alıcısı yok. Aşk da düzene uymuş, piyasa kuralları
geçerli. Yani arz-talep meselesi.
*-Âşık mısın? Ben bütün hastalara, biçarelere saygı duyarım!
*-Şüphe ve ihanet; aşk ile karşılaşmamak için kaçıyorlar, lakin
nereye kadar?
*-Âşık olduğumda ne kadar aptalmışım! Ne kadar aptalca konuşuyorum
değil mi?
*-Yalnızlık aşkın nedenidir; ama tek nedeni değildir.
*-Düşlerindeki sevgiliyle, gerçekteki birbirinden farklı mı? En
iyisi sen, gene yat ve düş görmeye devam et!
*-Âşık, aşkın açtığı yarasının kapanmasını hiç istemez. Çünkü aşk
yarası, onun kalbinde ölünceye kadar taşıyacağı madalyasıdır.
*-Âşığın namusu mu; namuslunun aşkı mı?
*-Mecnun olmasaydı,
Leyla’nın esamisi bile okunmazdı.
*-Âşıkları yargılamayacak kaç kişi var şu dünyada?
*-Dilleriyle anlaşamayıp da gözleri ile anlaşan insanlar gördüm,
ama gözleriyle anlaşamayıp da dilleriyle anlaşanlara hiç rastlamadım.
*-Âşıkların konuştuğu dili sadece âşıklar anlar.
*-“Bizimki geçek aşktır.”, ”Gerçek aşk şöyledir”, ”Yok gerçek aşk
böyledir.” Allah aşkına bu aşk denilen şeyin bir de sahtesi mi var da gerçeğine
bu kadar çok vurgu yapılıyor?
*-İnsan ömrü biter, ama karşılıksız aşklar kolay kolay bitmezler.
*-Aşk bazı insanlarda bir şeylerden kaçış olarak başlar; ama gene
aynı kişilerde kaçılan şeye dönüş ile biter.
*-Aşk cesarettir, aşk çılgınlıktır; çoğu zaman da aşk, yeniden
varoluş umuduyla bir tükeniştir.
*-Aşk dağın zirvesindeki kar gibidir. Karı zirveden alıp aşağıya
indirirsen erir; aşkı zirveden indirirsen biter, ölür.
*-Aşk deniz gibidir. Bazen oldukça sakindir, bazen hafif
dalgalıdır, bazen ise gemileri batıracak kadar şiddetlidir.
*-Aşk denizinde boğulmaya gönüllü, o kadar çok insan var ki!
*-Aşk; efendiyi de köleyi de, zengini de fakiri de eşit kılar.
Çünkü onlar sadece âşıktırlar.
*-Aşk motorunun yakıtı çabadır, emektir. Yakıt kalitesiz ya da az
ise, motor tekler; bitince ise stop eder.
*-Aşk varsa çirkinlik yoktur, kötülük yoktur ve bazen de mantık
yoktur.
*-Aşk yarasını geçirecek ilaç henüz bulunamadı; ama iyi para
getireceği düşüncesiyle çok sayıda uyanık tarafından araştırılıyor.
*-Aşk, aklı aciz bıraktı!
*-Aşk, çok basittir, öğrenmesi kolaydır, diploma filan da
gerektirmez. İşte o yüzdendir ki herkes tarafından bilinir.
*-Aşk, en az bir asır sürerdi eskiden, şimdi ise o güzelim aşkı
dakikalara indirdiler.
*-Aşk, en kaba insanları bile yontabilen bir araçtır.
*-Aşk, gelmeden önce kalbimizin kapısını çalıp bizden izin
istemez. Ansızın geliverir ve ansızın da gidiverir.
*-Aşk, kalbe sevgi pompalayan bir emme-basma tulumbadır.
*-Aşk, kendisinin dışındaki etkinliklere izin vermeyen bir
despottur.
*-Aşk, ya acı verir ya da zevk. Ne verirse versin gene de âşık,
aşktan kolay kolay vaz geçmez.
*-Aşk, yoğun bir sis gibidir. Birçok şeyi görmeyi engeller. Zaten
o şeyleri görmeye başladığında da aşk bitti demektir.
*-Aşkı algılayacak, yaşayacak ve yaşatacak büyük bir ruh gerek.
*-Aşkı ayrılık güçlendirir, ama ayrılığı bitirme gücü veren de
aşktır.
*-Aşkı bana
anlatmakla vakit geçirme; git ve yaşa!
*-Aşkı başlatan ya sözdür, ya gözdür, ya tendir, ya da dildir.
*-Aşkı bir kere kirletti isen, boşuna onu temizlemek için uğraşma.
*-Aşkı karşılıksız kalan birinin sızlanması: Kötü bir kalp ve ona
inanan zavallı bir kalbin beyhude çırpınışı…
*-Aşkı, bir kere yaralayabilirsin ve bu yaralama da onu mutlaka
ölüme götürür.
*-Aşkın aşısı gene aşkın kendisidir.
*-Aşkın ateşinin yaktığı âşık, onu söndürmenin yollarını aramaz.
*-Aşkın dili şifrelidir ve bu dili anlayabilen de sadece iki
kişidir.
*-Aşkın güzelleştirmediği bir tane bile insan bulamazsınız.
*-Aşkın ışığında boğulmaya gönüllü, o kadar çok insan var ki…
*-Aşkın kapısı iki tanedir. Birisi hem giriş hem de çıkış içindir;
diğerinde ise sadece çıkış vardır.
*-Gül dikeninden şikayet etmiyor da, sen niye sevdiğinden
şikayetçisin?
*-Aşkın kesinlikle iyileştiren ilâcı, başka bir aşktır.
* -İnsanlar ya beyinleri ile, ya da yürekleri ile severler; ikisi
ile birlikte sevenler, o kadar az ki…
*-Aşkın mezarı olmaz, çünkü aşk ölünce, uçar ve göklerde kaybolur.
İstediğin kadar bekle veya ara; asla geri dönmeyecektir.
*-İçin yanmıyorsa, gözlerin her ayrıntıyı görüyor ve kulakların her
sesi duyuyorsa, sen âşık değilsin arkadaş; boşuna kendini kandırma!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder